Bel ağrısı sıklıkla, günlük hayatta hareket ederken, iş yaparken, seyahat ederken omurgamıza uyguladığımız anormal yüklenmelerle ortaya çıkar. Omurlarda kırık ya da kayma, disklerde yırtık ve fıtıklaşma gibi kalıcı sorunlar ortaya çıkmamış ise, bu bel ağrılarını “Mekanik Kökenli Bel Ağrısı” olarak isimlendiririz. Bu makalede bu tür bel ağrılarından nasıl korunacağınızı kısa örneklerle birlikte size anlatacağım.
Oturma Pozisyonu: Çoğumuz iş yaşantımızda kısa ya da uzun süre oturarak çalışırız. Yanlış oturma pozisyonu, uzun süre bizi rahatsız eden bel ağrılarına yol açar. Sandalyede otururken dikkat etmemiz gereken en önemli şey belimizin çukurluğunu koruyarak oturmamızdır. Yani sandalyeye gövdemizi yığmadan, lomber lordozu koruyarak oturmak bel ve omurga sağlığımızı korumamız açısından çok önemlidir. Bunun için kısa süreliğine, birkaç aydan fazla olmamak koşuluyla bel desteği kullanmamız gerekebilir. Sandalyemize ya da koltuğumuza takacağımız metal çerçeveli file şeklinde bir bel desteği yeterli ve uygun olur. Sünger şeklindeki bel destek aparatları vücut sıcaklığımız ile düzleşebilir ve lomber lordozumuzu koruma özelliğini kaybeder. Bu nedenle file şeklindeki bir destek daha uygun olur. Sandalyeye vücudumuzu yığmadan oturmak, omuzlarımızı kasarak dimdik oturmak şeklinde anlaşılmasın. Dikkat etmemiz gereken asıl durum belimizin çukurluğunu koruyarak oturmaktır. Ayrıca omuzlarımız rahat olmalı ve gövdemiz çok fazla öne eğilmemeli.
Yürüyüş Yaparken: Yürüyüş yaparken ayaklarımızı saran ve bir ya da bir buçuk santimetre yükseklikte topuğu olan esnek, orta sertlikte tabanı olan bir ayakkabı giymek ayak ve omurga sağlığımız açısından çok önemlidir. Hedef koymadan yürüyüşlere başlamak, süreyi uzatıp yürüme mesafesini artırırken tempolu bir yürüyüşe geçmek uygun ve yerinde olur. Yürüyüş için hazırlanmış zemine her zaman ulaşmak kolay olmayabilir. Bu nedenle araç trafiğinin ve egzoz dumanının az olduğu bir rota belirlemek daha sağlıklı olur. Yürüme süresini bir saatle sınırlı tutmak gerekir. Sık karşılaştığımız sorulardan biri de kumda yürümek omurga sağlığımızı olumsuz etkiler mi? Şeklinde oluyor. Bu soruyu şu şekilde yanıtlayabiliriz. Kum zeminde yürümek derin kas gruplarını ve yardımcı kas gruplarını da çalıştırdığı için omurga ve beden sağlığımız açısından kıymetlidir. Ancak bu şekilde bir yürüyüşü yaklaşık yirmi dakika ile sınırlı tutmak doğru olur.
Seyahat Ederken: Seyahat sırasında uzun süre oturmak zorunda kalırız. Oturma pozisyonu omurga sağlığımız açısından çok uygun değildir. Yukarıda bahsettiğimiz oturma önerilerini her zaman seyahat sırasında uygulayamayabiliriz. Bu nedenle seyahat sırasında yaklaşık bir saat yolculuk yaptıktan sonra araçtan inmek ve yaklaşık beş dakika dikilir pozisyonda olmak ve yürümek önemlidir. Hatta birkaç germe hareketi yapmak daha yararlı olur. Bir saatte mola veremeyeceksek ve araçtan inme imkanımız yoksa mümkünse iki saatte, değilse en kısa sürede araçtan inmek ve yürüyüş pozisyonuna geçmek uygun olur. Bu durumda mola ve yürüyüş süresini biraz daha uzatabiliriz.
Eşya Taşırken, Yük Kaldırırken: Günlük hayatta hemen daima eşya taşımak ve yük kaldırmak zorunda kalırız. Hepimizin kas gücü farklı olduğu için doğal olarak taşıyabileceğimiz yükün ağırlığı da farklıdır. Bu nedenle, taşınabilecek maksimum ağırlık miktarı belirtmek doğru olmaz. Burada önemli olan birinci husus taşıdığımız ağırlığı vücudumuza en yakın şekilde tutmaktır. Bir diğeri yerden eşya kaldırırken dizimizi kıvırıp, çömelip eşyayı kavramak ve bacak kaslarımızı kullanarak kaldırmak doğru bir yaklaşık olur. Kesinlikle dizimizi kırmadan, belimizi bükerek yerdeki bir eşyayı kaldırmamalıyız. Bir diğer önemli konu ise mümkünse taşıyacağımız yükü ikiye bölerek her iki kolumuza eşit ve dengeli şekilde dağıtmalıyız. Belirttiğim bu hususlara dikkat etmek ağırlık kaldırırken omurga sağlığımızı korumak açısından çok önemlidir.
Yatarken: Yatağımızın nasıl olacağı, doğru yastığın nasıl olduğu ve doğru uyuma pozisyonunun nasıl olacağı en sık karşılaştığımız sorular arasındadır. Önceden sert zeminde yatmanın bel fıtığı olan hastalarımız için en uygun zemin olduğuydu. Ancak sert zeminde yatmanın yararları kısmen doğru olsa da beraberinde farklı ağrılı durumlar getirir. Bugün omurga sağlığımızı korumak için bizim yatak önerimiz, orta sertlikte ortopedik yaylı yatak olacaktır. Daha farklı ve omurga sağlığımız açısından daha iyi olduğunu iddia eden, yattığınızda bir süre sonra omurgamızın ve vücudumuzun şeklini alan farklı visköz yataklar vardır. Bunlar da uygundur ama satışı çok yaygın olmadığı için ve yatak üretim kalitesi diğer yataklarda da oldukça iyi olduğu için çok da gerekli değildir. Bir diğeri doğru yastık seçimidir. Omuz başı ile boyun kökümüz arasındaki uzunluk yüksekliğinde, orta sertlikte bir yastık kullanmak, boyun omurlarımız başta olmak üzere tüm omurlarımız için doğru olacaktır. Bir diğer husus yatarken ve uyurken alacağımız yatış pozisyonudur. Yüzükoyun yatmak, omurga sağlığımız için doğru bir yatış pozisyonu değildir. Yan yatış pozisyonu ve mümkünse bacaklarımızın arasına yastık koyarak uyumak omurga sağlığımız açısından doğru olacaktır. Sırtüstü yatmak da omurga sağlığımız açısından uygun bir yatış pozisyonudur.







